Kategori: Hasta Bilgilendirme

  • SGK GERİ ÖDEME SÜRECİ

    TIBBİ MALZEME ÖDEME ESASLARI

    Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan cihaz alabilmeniz için;

    Öncelikle SGK Müdürlüğüne başvuruda bulunmanız gerekmektedir. Kurum, raporunuzda belirtilen cihazı kendi stoğundan size verecektir. Ancak, kuruma ait stokta cihaz bulunmuyorsa, medikal bayiden cihazı satın alıp, SUT ‘un ( Sağlık Uygulama Tebliği ) 7.2.2 maddesi gereğince kurumdan geri ödeme alabileceksiniz.

    Geri ödeme alınabilmesi için gerekli evraklar;

    • Rapor yada reçetenizda ‘ Kurumda Yoktur ‘ onayı yer almalıdır.
    • Cihaza ait UBB ( Ulusal Bilgi Bankası ) kaydı.
    • Cihaza ait Garanti Belgesi.
    • Cihazı satın aldığınız firmaya ait Yetki Belgesi.
    • Tedavi bitiminde cihazı kuruma geri vereceğinize dair Taahhütname.
    • Cihaza ait UBB etiketi (Barkod) .
    • Firma UBB Kaydı.

    Belirtilen bu evraklar ile Sosyal Güvenlik Kurumuna gidildiği takdirde SGK tarafından size geri ödeme yapılacaktır.

    CihazYenileme süresi
    NEBULİZATÖR CİHAZI ( Hikoneb )1 DEFA
    OKSİJEN KONSANTRATÖRÜ ( Hikoneb, Devilbiss )——-
    ASPİRATÖR CİHAZI ( EcoAspir, VacuAide )1 DEFA
    CPAP CİHAZI ( SleepOne, SleepCube )10 YIL
    AUTO CPAP CİHAZI ( SleepOne, SleepCube )10 YIL
    BPAP S / BİPAP S CİHAZI ( SleepOne, SleepCube )10 YIL
    BPAP ST / BİPAP ST CİHAZI (SleepOne, SleepCube )10 YIL
    ASV VENTİLASYON CİHAZI ( SleepOne proSV )10 YIL
    AVAPS VENTİLASYON CİHAZI ( SleepOne proVT )10 YIL
    MEKANİK VENTİLATÖR CİHAZI ( KMV5010, proPSV Basınç Destekli )5 YIL

    ** Yenileme süresi dolmayan cihazlar yerine mücbir sebepler dışında ( cihazın hurdaya çıkması gibi ) kurum yeni cihaz vermemektedir.

    AKLINIZDAKİ SORU İŞARETLERİ

    1) Sosyal Güvenlik Kurumunda hangi birime gidilmeli ?

    SGK Müdürlüklerine bağlı İadeli Cihazlar Servisine rapor ve evraklarınızla gitmeniz gerekmektedir. Servis, evraklarınızı inceler ve stokta bulunan cihazı bir ücret talebi olmadan size teslim eder. Fakat kurumlar cihazlara ait sarf malzemelere ( maske, hortum, filtre vb. ) karışmamaktadır.

    2) SGK yeni cihaz mı veriyor ?

    SGK tarafından almış olduğunuz cihazlar sıfır değildir. Çünkü, SGK yeni cihaz alımı yapmaz. Daha önce kullanılıp kuruma geri verilen cihazlar tekrar hastalara verilir.

    3) Satın aldığım cihaz bana ait mi oluyor ?

    SGK stoğunda bulunmadığı için cihazı satın almak durumunda kaldığınızda, kurum geri ödemesini aldığınız takdirde tedavi bitiminde cihazı SGK’ ya geri vermek zorundasınız. Satın aldığınız cihaza fark ödemiş olsanız dahi kurumdan ödeme aldığınız an cihaz size zimmetlenmiş ve kuruma ait oluyor. Ödemiş olduğunuz fark tutarının herhangi bir oranı yoktur. Sağlık Uygulama Tebliğinde belirtilen kurum ödeme tutarının üzerinde kalan tüm fark ücreti size aittir.

    4) SGK geri ödemeyi ne zaman ve nasıl yapıyor ?

    SGK cihaza ait geri ödeme tutarını 20 – 45 gün içerisinde T.C. Ziraat Bankası T.C. Kimlik Numaranıza yatırmaktadır.

    5) Reçete geçerlilik süresi kaç gündür ?

    Reçeteniz yazıldıktan sonra 13 Gün içinde kuruma başvuruda bulunmanız gerekmektedir.

    6) Cihazlarla ilgili yaşanan teknik arızalarda cihazı nereye götüreceğim ?

    Kullanmış olduğunuz cihazla ilgili yaşanan teknik sıkıntılarda cihazı öncelikle kuruma götürmeniz gerekmektedir. Kurum teknik servisinin müdahele edemediği durumda ise üretici firmaya ait teknik servis ile iletişime geçmeniz gerekmektedir.

    8) Sürekli kullanılan oksijen konsantratörü tedavisinde elektrik kesintisi olduğunda ne yapmalıyım ?

    Elektrik kesintilerinde alternatif olarak oksijen tüpü bulundurmanız gerekecektir.

  • Uyku Apnesi

    UYKU APNESİNİN TANI VE TEDAVİSİ

    Horluyor musunuz? O zaman yaygın görülen bir uyku bozukluğu olan uyku apnesi rahatsızlığına sahip olabilirsiniz. Uyku apnesi olan kişiler genellikle çok gürültülü bir şekilde horlarlar. Bazı kişiler yeterince uyumalarına rağmen neden uyandıktan sonra hiçbir zaman kendilerini dinlenmiş hissetmediklerini anlayamazlar. Bu durumun nedeni uyku apnesi olabilir. Uyku apnesinin kalp sağlığını hatta kişilerin hayatını tehdit ettiği bilinmektedir.

    Uyku apnesi, uyku esnasında solunumun en az 10 saniye durması hastalığıdır. Solunum duraklamaları uykuyu böler ve hastanın uykusunu alamamasına sebep olur. Sürekli devam eden uykusuzluk hali yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu ve depresyondan diyabet, yüksek tansiyon ve kalp krizine kadar bir çok hastalığı tetikler.

    Uyku Apnesinin farklı çeşitleri vardır. En sık görülen türü obstrüktif, yani tıkayıcı uyku apnesidir. Uyku apneleri %90-95 oranında obstrüktif türde olduğu için, uyku apnesi denildiğinde genelde obstrüktif uyku apnesi akla gelir.

    HORLAMA NEDEN OLUR ?

    Uyku esnasında kaslar doğal olarak biraz gevşer. Üst solunum yolunu açık tutan kaslar da buna dahildir. Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu (OUAS) hastalarında bu kaslardaki uykuya bağlı gevşeme çok fazla olur ve gevşeyen kaslar solunum yolunu tıkar. Böylece hasta apneye girer ve nefessiz kalır. Beyin, nefessiz kaldığını anlar ve solunum çabasını arttırır. Artan solunum çabası hastayı uyandırır. Böylece hava yolu açılır ve hasta normal nefes almaya başlar. Solunum çabasının normale dönmesiyle tekrar uykuya dalınır, hava yolu tekrar daralır, solunum çabası artar, yeniden uykudan uyanma olur. Bu olaylar gece boyunca tekrarlar ve bu olaylar uyku esnasında horlamaya neden olur.

    Bir diğer uyku apnesi çeşidi ise santral uyku apnesidir. Bu apne türünde havayolu açık olmasına rağmen, solunum çabası olmadığı için solunumunuz durur.

    Uyku apnesi hastaları bir gecede bazen yüzlerce kez uyansalar bile, bu uyanmalar hafif olduğu için çoğu kez uyandıklarını hatırlamazlar. Bazen, kendilerini bir anda sebepsiz yere uyanmış olarak bulurlar. Ne olduğunu fark etmeyip, sadece rahatsız uyuduklarını da düşünebilirler.

    OUAS genelde 40 yaş üstü kilolu/obez erkeklerde görülür, fakat herkeste ortaya çıkabilir. Alkol ve sigara kullanımı obstrüktif uyku apnesini arttıran etmenlerdir.

    Tedavi edilmeyen uyku apnesi aşağıdaki diğer hastalıklara da risk faktörü oluşturur:

    • Yüksek tansiyon
    • Diyabet
    • Kalp ritminde düzensizlikler
    • Aşırı ve hızlı kilo alma
    • Depresyon

    Tedavi aynı zamanda bu hastalığın yol açtığı diğer hastalıkların gelişmesini önlemek açısından da çok önemlidir.

    UYKU APNESİ BELİRTİLERİ

    • Her gece yüksek sesle horlama, • Geceleri tekrarlayan uyanmalar, • Gündüz aşırı uyku hali, • Sabahları baş ağrısı ile uyanmanız söz konusu ise mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz. Doktorunuz sizi uyku laboratuvarı için yönlendirecektir. Uyku uzmanları bu solunum bozukluklarının tanısını koyup önlemeye ya da düzeltmeye yardımcı olacaktır.

    UYKU LABORATUVARINDA DİKKAT ETMENİZ GEREKEN FAKTÖRLER VE İZLENİLEN YOL

    Polisomnografi ( Uyku Tetkiki ) denen bu test ile uykunuzun ve uyku ile ilgili sorunlarınızın tam olarak teşhis edilmesi için gece boyunca beyin aktiviteleriniz ve vücudunuz ile ilgili farklı fonksiyonları kaydetmek ve aradaki ilişkiyi araştırmak mümkün olur. Tetkiki, uyku tıbbı konusunda eğitim almış olan uyku tıbbı teknisyeni yapar. Laboratuvarda ev rahatlığının sağlanabilmesi için uymanız gerek bazı kurallar vardır. Bunlar;

    • Randevu gecesi yanınıza pijama, terlik, havlu alarak gitmeniz gerekli.
    • Randevu günü gün içinde uyumamanız gerekmektedir.
    • Değerlerinizin net bir şekilde kayda geçmesi için gün içinde banyo yapmanız, sakal traşı olmanız ve varsa ojelerinizi çıkarmanız gerekmektedir.
    • Randevu günü fazla kafeinli içecek tüketmemeniz rahat uyuyabilmeniz için size yardımcı olacaktır.

    Nadir durumlarda, hasta gerçekten uykuya dalamzsa, uykunun yapısını yada söz konusu hastalığı etkilemeyecek uyku ilacı verilebilir.

    POLSOMNOGRAFİDE ( Horlama Tedavisi Uyku Apnesi Testi ) YAPILAN ÖLÇÜMLER

    1. Elektroensefalografi (EEG) : Saçlı deri üzerine yerleştirilen, en az 3 sensör ile ön, orta ve arka beyin bölgelerinin elektriksel aktivitesi kaydedilir.
    2. Elektrookulografi (EOG) : Sağ ve sol gözün yan taraflarına yerleştirilen sensörler ile göz küresi hareketleri kaydedilir.
    3. Çene Yüzeyel Elektromiyografi (EMG) : Çene üzerine yerleştirilen iki farklı bölgeye yerleştirilen sensörler ile kas gerginliği ölçülür.
    4. Bacak Yüzeyel Elektromiyografi (EMG) : Sağ ve sol bacak üzerinde dizden aşağı bölgeye ayrı ayrı yerleştirilen iki sensör ile uyanıklık ve uykuda bacak hareketleri ölçülür.
    5. Vücut Pozisyonu : Göğüs üzerine yerleştirilen bir sensör ile gece boyunca hangi pozisyona geçildiği kaydedilir.
    6. Ağız Ve Burun Hava Akımı : Ağız ve burnun önüne gelecek şekilde yerleştirilen bir sensör aracılığıyla, uykuda ağız ve burundan alınan ve verilen hava kaydedilir.
    7. Burun Hava Basıncı : Burun deliklerinin ön bölümüne yerleştirilen bir sensör aracılığı ile burundan geçen hava akımı ölçülür.
    8. Göğüs Ve Karın Hareketleri : Göğüs ve karın bölgesine konulan kemer tarzında bir sensör ile uykuda nefes alma ve verme sırasında oluşan göğüs hareketleri ölçülür.
    9. Oksijen Satürasyonu : İşaret parmağı üzerine yerleştirilen bir sensör aracılığı ile kandaki oksijen miktarı ölçülür.
    10. Solunum Sesleri : Boynun üzerine yerleştirilen bir sensör aracılığı ile uykuda ortaya çıkan, horlama, inleme, konuşma gibi aktiviteler ölçülür.
    11. Elekrokardiyografi (EKG) : Göğüs üzerine yerleştirilen sensörler aracılığı ile uykuda kalp ritmi ve nabız ölçülür.

    Titrasyon Testi

    PSG (Polsomnografi) testinde elde edilen veriler neticesinde, eğer uyku sorununa rastlanırsa ( horlama, nefes darlığı vb. ) o zaman titrasyon testi de hastaya uygulanır. PSG testi esnasında ek olarak size bir maske bağlanır, bu maske aracılığı ile solunum yolunuzu açık tutmak için bir basınç uygulanır, uyku esnasında yaşadığınız sorunların giderilebilmesi için uygun ve doğru olan basınç belirlenir. Bu basıncı uygulayan cihaza CPAP Cihazı denir. Klinikte kullanılan Cpap cihazları bilgisayar aracılığı ile kontrol edilir. Vücudunuzun verdiği parametrelere bağlı olarak basınç şekillenir ve doğru basınç ile hangi cihazı kullanmanız gerektiği saptanır.

    UYKU APNESİ TEDAVİSİ

    1. Genel Önlemler:

    Obezite hem üst solunum yolu açıklığını daraltarak, hem de solunumu düzensizleştirerek apneye eğilimi arttırır.

    Yatış Pozisyonu: Yer çekiminin etkisiyle apneler sırtüstü pozisyonda artar. Bu bağlamda hastanın sırt üstü yatmasını engellemek amacıyla sırtına yastık parçası, tenis topu benzeri bir nesne yerleştirilip, sırtüstü yattığında rahatsız olması ve yan dönmesi sağlanabilir.

    Alkol ve Sedatif – Hipnotiklerden Sakınma: Obstrüktif uyku apnesini arttıran önemli bir faktör de alkol ve sedatif-hipnotik ilaçların kullanımıdır. Bu yüzden uyku apnesi olan bireylerin uyumadan 4 – 5 saat önce alkol alımını kesmeleri gerekmektedir.

    2. İlaç Tedavisi

    OUAS’nu tedavi eden bir ilaç maalesef bulunmamaktadır.

    3. CPAP Tedavisi

    CPAP’ın açılımı “Continuous Positive Airway Pressure” yani sürekli pozitif havayolu basıncıdır. CPAP cihazı odadaki havayı toz filtresinden geçirerek emer ve emdiği havayı ayarlanmış, sabit bir basınçta, hortum ve maske aracılığıyla hastaya iletir. Gece boyu verilen basınçlı hava üst solunum yollarının tıkanmasını engeller.

    Bir çok farklı CPAP cihazı ve özelliği vardır. Otomatik CPAP cihazları sabit basınçla çalışan standart CPAP’ın aksine gece boyu yaşanan solunum olaylarına göre basıncı otomatik olarak ayarlar. Obstrüktif apne/hipopne gibi olaylarda basıncı kademeli olarak arttırır, olay olmadığında ise azaltır. Böylece hastaya ihtiyacı olan basıncı uygular.

    BPAP cihazları ise solunum döngüsü boyunca sabit basınç uygulamak yerine, nefes alış ve verişte farklı basınç seviyeleri uygular. BPAP, yüksek basınç ihtiyacı olan ve o basınçta nefes vermekte zorlanan OUAS hastalarında kullanılır. Aynı zamanda KOAH ve restriktif akciğer hastalıkları gibi farklı hastalıklarda da BPAP cihazları kullanılabilir.

    Hastaya uygun cihaz ve basınç ayarları doktorlar tarafından yapılan testler sonucunda belirlenir.

    CPAP cihazları için genelde burun maskesi önerilse de, birçok farklı maske çeşidi mevcuttur. Ağızdan nefes alan hastalar için ağız-burun maskeleri kullanılır. Klostrofobik hisseden hastalar nazal yastık ve oral arabirimleri tercih edebilirler.

    4. Ağıziçi Araç Tedavisi

    Ağız içine yerleştirilen bu araçlarlar havayolunu genişletmeyi, resistansı düşürmeyi ve tıkanmayı engellemeyi amaçlar. Bu protezlerin tedavi etkinliği ile ilgili tartışmalar devam etmektedir.

    Ağıziçi araç tedavisi basit horlaması veya hafif derecede OUAS olan hastalara uygulanır.

    5. Cerrahi Tedavi

    Ancak tıkanıklığın yerinin tam olarak saptanabildiği, anatomik olarak uygun hastalarda cerrahi tedavi yoluna gidilebilir.

    Cerrahi müdahalenin genel zorluklarının yanı sıra (sedatifler, entübasyon, ödem vs) ameliyat sonrası oluşan yutma güçlüğü, yaralar ve dilde oluşan hissizlik de bu tedavinin genel zorluklarından bazılarıdır.

    Bu tedaviye uygun hastaların ağız boşluğu anomalisinin olmaması, çene kemiğinin geride olmaması önemlidir. Aşırı kilolu hastalara ve belirgin aklp-akciğer sorunları olan hastalara cerrahi tedavi önerilmez.

    UYKUNUZU DEĞERLENDİRELİM

    UYKU APNESİ TESTİ

    UYKU APNESİ OLUP OLMADIĞINIZI TEST EDELİM

    • Yeterli süre uyumama rağmen sabahları zor uyanıyorum
    • Yeterli süre uyumama rağmen gün içinde yorgun ve uykulu oluyorum
    • Akşam saatlerinde veya yatağa girdiğimde bacaklarımda bir huzursuzluk hissediyorum
    • Uyurken bacaklarımda ritmik hareketler olduğu söyleniyor
    • Uyurke çok yüksek sesle horladığım söyleniyor
    • Gece boyunca bazen nefes alamama hissi ile uyanıyorum
    • Uyurken nefesimin aralıklarla durduğu söyleniyor
    • Sabah ağız kuruluğu ile uyanıyorum
    • Toplantılarda, TV izlerken, okurken vb durumlarda uyuyakalabiliyorum

    Sorunlardan bir veya daha fazlasına evet diyorsanız sizde bir uyku hastalığı olabilir. Bu konuyla ilgili doktorunuza başvurup, tedavi için gerekenleri yapmaya başlayabilirsiniz.

  • CPAP NEDİR?

    CPAP – BPAP CİHAZI İLE HORLAMA / UYKU APNESİ TEDAVİSİ VE MASKE KULLANIMI HAKKINDA VİDEOLU ANLATIM İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.

    PAP TEDAVİSİNDE AMAÇ ;

    Uykuda solunum bozuklukları tedavisinde kullanılan tüm PAP tekniklerinde amaç, üst solunum yolunun (ÜSY) uykuda açık kalmasını sağlamak, solunumu ve uyku kalitesini düzenlemektedir. Cihazların ÜSY’nin kasları üzerine etkisi olmadığı ve sadece kullanıldığı sürece ”iyileştirici cihaz” etkisi gösterdiği için PAP tedavilerinin hastalığı tamamen tedavi edici etkisi yoktur. Bu sebepten dolayı, hasta cihazı kullandığı süre boyunca tedaviden fayda görür. Özellikle, hastaların cihazı ilk 1-3 ay içinde kullanımı ile cihaza daha adapte oldukları belirlenmişti.

    Devamlı Pozitif Havayolu Basıncı (CPAP-Continuous Positive Airway Pressure) okunuşu “sipap” şeklindedir. CPAP cihazı esasen havayı artırılmış basınç ile ileten bir pompadır. Bu tedavinin temel şekli, tüm gece boyunca sabit ve ya yoğun basınç ileten sabit CPAP terapisidir. Hastanın havayoluna göre değişerek gece boyunca basıncı ayarlayan Otomatik Pozitif Havayolu Basıncı (APAP-Automatic Positive Airway Pressure) alternatif tedavi yöntemidir. Diğer bir alternatif ise eksale durumunda daha az basınç inhale durumunda daha yüksek basınç sağlayan Bi-Level Terapi (BiPAP) dir.

    CPAP Cihazı Nedir ?

    CPAP cihazı odadaki havayı toz filtresinden geçirerek emen ve emdiği bu havayı önceden ayarlanmış bir basınçta üfleyen bir pompadan oluşan bir akış jeneratörüdür. Bu basınç kişisel ihtiyaçlara göre çeşitlilik gösterebilir. Doktorunuz uyku tetkikleriniz sırasında belirlenen ve sizin için gerekli basıncı reçete edecektir. Birçok CPAP cihazı erteleme zamanlayıcısına veya rampa sistemine sahiptir. Bu özellik hastanın uykuya dalarken düşük basınçtaki havaya alışmasını sağlar. Cihaz daha sonra kademeli olarak önceden ayarlanmış basınca ulaşır. CPAP cihazları genel olarak evde kullanılmasına rağmen, seyahatlerinizde de yanınızda bulundurabilirsiniz. Birçok CPAP cihazı 110-240V arasında otomatik geçiş olanağı sağlayan üniversal güç kaynağına sahiptir. Ayrıca özel adaptörler kullanılarak araçlarda da çalıştırılabilir. Aksesuarlar ve yedek parçalar hakkında daha detaylı bilgi almak için, tedarikçinize danışınız.

    CPAP Sistemi Şunlardan Oluşur;

    • Basınçlı hava üreten pompa(CPAP cihazı)
    • Hastaya havayı taşıyan esnek uzunluktaki hortum
    • Burun ve ağza takılan kapalı maske ve ya portlu ağız
    • Nazal maskeyi taşıyan ve yüze oturmasını sağlayan kafa bantları

    CPAP Sistemi Kullanımı;

    • Daima üreticinin kullanım kılavuzunu kullanım öncesinde okuyunuz
    • Fan kapalıyken maskeyi yerleştirin
    • Kafa bandını sabitlemek için sıkarak ayarlayınız
    • Kafa bandını takılı değilken kontrol edin ve tekrar ayarlayın
    • CPAP Cihazınızı çalıştırınız ve nefes alınız.

    Neden CPAP Kullanıyoruz?

    OSA da, uyku sırasında, nefes kesilmesi nedeniyle, dilin arka kısmındaki hava yolunun üst bölümü daralır ve sıklıkla bloke olur. Hava yolu daralınca horlama meydana gelir ve daralan kısımdan hava geçerken vibrasyona neden olur. Horlama ve OSA dan dolayı bölünen uykunun nedeni hava yolundaki daralma ve tamamen çökmedir. Tedavi uyku sırasında zor hava geçişini önlemek üzere tasarlanmıştır. CPAP terapisindeki hava akışı havayolunu açık tutmak için bir destek sağlar. Bir kez hava geçişi açık tutulduğu zaman nefes tamamen normale döner ve uyku bölünmez.

  • CPAP KULLANIMI

    Hasta esnek hortuma bağlı nazal maske ile ve çeşitli seviyelerde(tipik olarak 4-20cm H²O) basınçlı hava akış jeneratörü konforlu ile uyur. Hasta akış jeneratörübden temiz hava solur ve maskedeki çıkış portundan nefes verir. İlk CPAP kullanım günlerinden hemen sonra gün içindeki uyku hali giderilmiş olur.

    CPAP Ne zaman Denenmeli?

    OSA teşhis süresinde CPAP deneme süresini doktorunuz ayarlayacaktır. Deneme süreci bir ile iki gece üstünde önerilir. CPAP Sistemini kullanırken gece boyunca maske takılacak ve monitörden takip edileceksiniz. Bu size CPAP deneyimini edinmenizi ve raporlar sonucunda kişisel sisteminiz için uygun basıncın belirlenmesini sağlayacaktır.

    1. Gece boyunca yeterli oksihemoglobin satürasyonunun sağlanması
    2. Uyku yapısının ( uyku evrelerinin dağılımı ve sürelerinin ) düzeltilmesi.

    CPAP Kullanırken

    • Eğer CPAP tedavisi sırasında uyku apnesi semptomları tekrar ederse doktorunuza başvurunuz.
    • Boğaz orta kulak ve ya sinüslerde enfeksiyonunuz varsa CPAP kullanmaya devam etmek için önce doktorunuza başvurunuz. Size CPAP kullanımınızı bırakmanızı önerecektir.
    • Hastaneye başvurduğunuz ve ya yatacağınız zaman ya da herhangi bir ilaç tedavisine başlamadan önce mutlaka CPAP kullanıcısı olduğunuzu belirtiniz. Hastaneye CPAP cihazınızı alabileceğinizden emin olunuz.
    • Doktorunuzun onayı olmadan CPAP kullanımını bırakmayınız.
    • CPAP tedaviniz sırasında herhangi bir beklenmeyen durum olduğunda mutlaka doktorunuza başvurunuz.

    CPAP Cihazına Uyum Sağlayamadığınızı Düşünüyorsanız ;

    Bazı hastalar bu cihazları ilk kullanmaya başladıkları andan itibaren çok iyi uyum sağlarken, bazı hastalar için aynı uyum söz konusu olamayıp uyum süreci biraz zaman alıp, bu süreç içinde bir takım sorunlarla karşılaşabiliniyor. Bu sorunların çoğu maskeden kaynaklanıyor. Maskeniz yüz ve burun yapınıza uygun değilse, yüzünüze tam oturtamadığınızdan hava kaçakları çok oluyorsa bu cihaza uyumunuzu bozacaktır. Yüz şeklinize uygun maske kullanımı bu sorunun giderilmesine yardımcı olabilecektir.

    Burun yada ağızda kuruluk sebebiyle cihazı kullanırken rahatsızlık duyuyorsanız, ısıtıcılı-nemlendirme ünitesi kullanabilir, kullanıyorsanız ayarlarını değiştirebilirsiniz.

    Konforlu ve rahat hissedilmesi için bir süre gerekmektedir. Düzenli kullanmaya çalışın ve sorunlarınızı doktorunuzla paylaşın.

    Maske Uyumu Sağlanamadıysa, Uyumu Etkileyen Bazı Faktörler Olabilir. Bunlar ;

    • Cihazınızı kullanmaya başladığınızda maske takılı durumda iken normal uyku pozisyonuzda maskenizi yüzünüze göre ayarlayın. Yer çekimi etkisi ile farklı pozisyonlarda yüz kaslarınız da farklılık gösterdiği için maskenizin ayarını bu şekilde yapmanız size fayda sağlayacaktır.
    • Maskenizin kafa bantlarını vb. montajını doğru bir şekilde yapıp yüzünüze tam oturduğundan emin olun.
    • Tedavi süresince verim alabilmeniz için maskenizin temizliğine önem gösteriniz. Maskenizin temizliğini günlük yapabilirsiniz ve maskeyi kullanacağınız zaman genel yüz temizliğinizi yapmanız maskenizin ömrünü uzatacaktır. Bayan kullanıcılar için makyaj temizliği önemli olduğu gibi erkek kullanıcıların da çok uzun sakal bırakmamaları önerilir. Sakallar maskeyi aşındırabilir ve kısa sürede deforme olabilir.
    • Maske boyutları, marka model farklılığına göre değişiklik göstermektedir.
  • CPAP CİHAZININ EVDE KULLANIMI

    Evde Deneme Süresi

    İlk birkaç hafta sizin için deneme sürecidir ve doktorunuz semptomların tedavisinde ki ilerlemeye karar verir. CPAP ekipmanıyla mücadele etmek, partnerlerin veya ev halkının cihaza reaksiyonları ilk zamanlar zor gelebilir. Bir CPAP kullanıcısıyla konuşmak yardımcı olabilir. Doktorunuz CPAP a alışma sürecinizde tavsiyelerde bulunacak ve size yardımcı olacaktır.

    CPAP Cihazını Evde Kullanırken Nelerle Karşılaşabilirsiniz?

    CPAP cihazının ve hortumlarının pozisyonları tercih ettiğiniz uyku pozisyonuyla uygun olmalıdır. Bazı hastalar hortumları yatak başlarının üzerinden getirmeyi tercih ederken, bazıları omuzlarının üzerinden kullanmayı tercih eder. Her iki yöntemi de denemeli ve sizin için konforlu olan yöntemi seçmelisiniz. CPAP cihazını ilk kez kullandığınızda, nefes alıp verirken normalin dışında bir basınç hissettiğinizi fark edeceksiniz. Nefes verirken, gelen hava akışına karşı nefes verdiğiniz için, bir miktar direnç hissetmeniz normal. Nazal maske/yastık takarken ağzınızı kapalı tutmanız önerilir. Eğer ağzınızı açarsanız, hava dışarı kaçar. Bu durumda rahatsız hissedebilirsiniz. Eğer gece uyanır ve cihazın basıncından dolayı rahatsızlık hissederseniz, cihazı kapatın ve maskeyi birkaç dakikalığına yüzünüzden çıkarın. Maskeyi yeniden taktığınızda, cihazı tekrar çalıştırmadan önce rahat olduğuna emin olun ve ağzınız kapalıyken yavaşça nefes alıp verin.

    Nemlendirme

    Bazı hastalar CPAP kullanırken burun tıkanıklığı yaşamışlardır. Doktorunuz bu durum devam ederse burun spreyi reçete edebilir. Bazı hastalar, özellikle kış aylarında, CPAP kullanırken burunlarında, ağızlarında ve gırtlaklarında kuruluk yaşamışlardır. Eğer maskeden gelen hava soğuk ve uykunuzu bölüyorsa, bu problemle baş edebilecek bazı çözümler mevcuttur. CPAP kullanıcıları için en bilinen çözüm ısıtıcılı nemlendirici cihazıdır. Bu cihaz CPAP cihazına tutturulur ve cihazdan gelen havayı ısıtır ve nemlendirir. Isınmış, nemlenmiş hava, hastanın konforu için, boğazdaki ve burundaki kuruluk belirtilerini azaltır. Daha fazla bilgi için doktorunuza başvurunuz.

  • CPAP NE ZAMAN KULLANILMALI?

    CPAP Ne zaman Denenmeli?

    • Gün içinde uykusuzluk
    • Gürültülü ve düzensiz horlama
    • Uyku Sırasında Nefes Kesilmesi
    • Sabahları sık hissedilen baş ağrısı
    • Yoğun gece terlemesi
    • Gece oluşan tıkanma
    • Huy ve kişilik değişikliği
    • Sık idrara çıkma
    • Empotens (cinsel iktidarsızlık)

    Eğer Uyku Apnesi Hastalığınız Olduğunu Düşünüyorsanız Ne Yapmalısınız?

    Doktorunuzla irtibata geçiniz ve belirtilerden bahsediniz. Doktorunuz sizi bir uyku uzmanı ve ya bir solunum konsültanına yönlendirecektir. Teşhis tek başına semptomlara bağlı olarak konabilir ama bazı durumlarda gece boyu yapılan uyku çalışmaları da durumun teşhisini saptamada ve durumun önemini değerlendirmede önemli rol oynar.

    Uyku apnesinin semptomlarının azaltılmasına yardımcı olması için, eğer hasta kilolu ise kilo vermesi ya da yatmadan önce az alkol tüketmesi önerilebilir.

    Bu cihaz uyku sırasında daralma ve çökmeyi durdurmak için hava geçişini sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. Hava pozitif basınçlı ve devamlı olarak maskenin içinden gelir. Pozitif basınç havayolunu açık tutar ve uyku sırasındaki kapanmayı önler.

  • CPAP S.S.S.

    Başlarken

    CPAP Sisteminizi ilk defa kullanırken nefes alırken basınç hassasiyetini fark edeceksiniz. Nefes alırken bilinçli olarak maskeyi çıkarmak isteyeceksiniz. Bu normal bir durumdur ve uyuduğunuz zaman otomatik olarak meydana gelecektir. Eğer nazal maske veya yastık kullanıyorsanız ve ağzınızı açıyorsanız hava dışarı sızacaktır. Bu hoş bir duygu değildir. Ağzınızı kapalı tutmaya çalışın. CPAP da bulunan erteleme zamanlayıcısı veya rampa sistemi bu problemlerin üstesinden gelmenizi sağlayacaktır. Basınç bir süre sonra konforlu seviyeden size reçete edilen seviyeye doğru gitgide artacaktır. Yüksek basınçlar(tipik olarak 5-20cm/H2O) göğüs kafesi ve abdominal bölgede rahatsızlığa neden olur ve hava yutma nedeniyle de rahatsızlık verebilir. Doktorunuz bu tip problemler için sizi yönlendirecektir.

    CPAP Maskesi

    Maske CPAP terapisinin önemli ve yararlı bir parçasıdır. Hastaların tedaviye uyumunun çok önemli bir parçası doğru takılmış bir maskedir. Yaygın olarak gece maske takmaya alışmak bir süre alır. CPAP terapinin verimli olmasını sağlamak için yüz ve maske arasında iyi bir birleşim olması çok önemlidir. Eğer herhangi bir boşluk olursa hava kaçağı olacaktır ve çıkan gürültü nedeniyle hasta uyanacaktır. Aynı zamanda bu CPAP sisteminin toplam basıncını etkileyerek tedavinin etkinliğini azaltır. Maskeyi çok sıkı olarak takmak gerekli değildir. Gereksiz bir sıkılık yerine konforlu ve iyi ayarlanmış bir maske takımı yeterli hava yalıtımını sağlayacaktı. Bazen maskenin üst ağız kısmındaki çok küçük delikler aşırı sıkma yapmaması için tercih edilebilir, ancak göz doğrultusunda olan hava akışını göz irritasyonunu önlemek amacıyla önlemelisiniz. Aşırı sıkan CPAP maskesi kullanan hastalarda yüzde yara veya izler oluşabilir. Yaralara rağmen tekrarlanarak her gece maske kullanımı bu yaraların daha kötü bir hale gelmesine sebep olacağından, terapiyi daha az tolere edilebilir ve uzun vadede uyumu zorlaştırır hale getirebilir. Bazı ağızdan nefes alan hastalar full face maske kullanımından yarar sağlayacaklardır. Bazı klostrofobik hisseden geleneksel nazal ve full face maske kullanıcıları, nazal yastık ve oral arabirimler tercih edebilir.

    CPAP Maskesinin Takılması

    CPAP maskesinin düzgün takılması CPAP terapisinin başarıya ulaşması için çok önemlidir. Hastanın CPAP terapisi için uygun olduğuna karar verildiği zaman, cihaz ve maske belirlenecektir. Uzman doktorlar yeni kullanıcıların burun ve/veya ağzın etrafında düzgün bir sızdırmazlık sağlaması için doğru maske takmalarına yardımcı olacaklardır. Bunun yanı sıra, birçok tedarikçi ve üretici CPAP maskelerinin takılmasıyla ilgili yararlı ipuçları sağlamaktadır. Maskenin kaçak olacak kadar gevşek olmaması önemlidir. Maskenin çok sıkı olmaması da bir o kadar önemlidir. Maskenin sıkı olması burunda yara oluşmasına sebep olabilir. CPAP cihazı açıldığı zaman, bantlar maske konforlu bir şekilde takılıncaya ve herhangi bir hava kaçağı olmayıncaya kadar ayarlanabilir. Normal uyku pozisyonunuzu aldıktan sonra bantların tekrar ayarlanması gerekebilir.

    Genel Nazal Problemler

    • Nazal İrritasyon

    Bazen CPAP tedavisi burun yolunda akıntıve ya nemlilik(bahar nezlesi, saman nezlesi… vb) gibi irritasyonlara sebep olabilir. Bu durum kendi kendine düzelebilir ve ya nazal sprey kullanımı burun yolundaki infl amasyonu ve ya kuruluğu gidermede iyi bir tedavi yöntemidir.

    • Nazal Tıkanıklık

    Eğer burnunuz kapandıysa veya gece tıkandıysa CPAP kullanımına devam etmeniz mümkün olmaz. Eğer bir soğuk algınlığı geçiriyorsanız CPAP kullanımına geçene kadar ara vermelisiniz. Nazal dekonjestanlar burun tıkanıklığını gidermede yardımcıdır ama uzun vadede kullanılmamalıdır. Eğer bu durum sürerse doktorunuza başvurmalısınız.

    • Burun Kuruluğu

    Bazı hastalar devam eden bir burun ve boğaz kuruluğu yaşamaktadırlar. Eğer böyle bir durumla karşılaşılırsa ısıtıcılı nemlendirici iyi bir çözüm olabilir. Ancak bunu kullanmadan önce doktorunuza başvurmalısınız.

    Sıkça Sorulan Sorular

    CPAP cihazına alışmak ne kadar zaman alır?

    Çoğu hasta terapiye 1-2 haftada uyum sağlamaktadır ancak zaman zaman bu süre maske ile uyuma hassasiyetine bağlı olarak artabilir.

    CPAP cihazımı ne kadar sıklıkla kullanmalıyım?

    CPAP cihazını her gece kullanmalısınız. Eğer kullanmazsanız gün içindeki uykulu hali, horlama ve apne şikayetleriniz tekrar edecektir.

    CPAP cihazımın basıncının sürekli değiştirilmeye ihtiyacı var mıdır?

    CPAP ın ayarlarının ilk olarak yapıldığı andaki sabitlenmiş basıncında kalması tercih edilir. Ancak önemli bir kilo kaybınız varsa basıncı azaltmak mümkün olabilir. Bu konuda doktorunuz tarafından yönlendirilmelisiniz.

    OSA Rahatsızlığımın tedavisi mümkün mü, CPAP kullanımını kesebilecek miyim?

    OSA bilinen bir tedavisi olmayan, uzun süren bir durumdur.

    Cpap Cihazını kullanıyorum fakat yeterli gelmiyor. Ne yapmalıyım?

    Cpap cihazının artık yeterli gelmediğini hissediğiniz zaman doktorunuza başvurunuz. Tekrar uyku laboratuvarında yatıp değerlerinizin kontrolünün yapılması gerekebilir. Değerleriniz artmış olabilir, bu durumda Cpap cihazınızın ayarları değiştirilebilir veya AutoCpap yada Bpap/Bipap cihazları önerilebilir.

    Cpap cihazının zararları nelerdir?

    Aksine sizin uyku kalitenizi arttırdığı için fayda sağlayan bir tedavi yöntemidir.

    Cpap cihazım geceleri kendiliğinden kapanıyor. Sebebi ne olabilir?

    • Eğer cihazına ait otomatik kapama özelliği aktifse ve maskeniz fazla gevşek ise hava kaçırdığı için cihaz maskenin takılı olmadığını algılayarak kapanıyor olabilir.
    • Elektrik fişinin tam ve doğru takılı olduğundan emin olun.
    • Cihazı veya varsa güç kaynağını battaniye vb. nesneler ile kapatmayınız/sarmayınız.
    • Filtrenin temiz olduğundan emin olunuz.
    • Gece elektrik kesintisi olmuş olabilir. Bu durumda cihazınızın otomatik açma özelliği aktif değilse cihaz kapalı kalmıştır.
  • Oksijen Konsantratörleri Hakkında

    OKSİJEN KONSANTRATÖRÜNÜZ NASIL ÇALIŞIR ?

    Oksijen konsantratörü elektrik ile çalışır. Bu cihaz havada bulunan oksijeni ayrıştırarak üzerinde bulunan oksijen çıkışından yüksek safiyette oksijen verir. Oksijen konsantratörü ortamda bulunan havayı filtre etmesine rağmen ortamda bulunan oksijen seviyesini de değiştirmez.

    OKSİJEN KONSANTRATÖRLERİNİN AVANTAJLARI

    Likit oksijen, oksijen tüpü sistemleri % 100’lük büyük bir miktar oksijeni ufak bir yerde saklayabilme avantajına sahiptir. Ancak bir çok ev bakım sağlayıcıları bu sistemleri çok pahalı bulmaktadır. Sermaye yatırımı çok yüksektir. Yalnızca esas hazne ve taşınabilir birimin değil, aynı zamanda likit oksijeni veya tüpü taşıyabilecek taşıtların da satılması gerekir. Bu birimlerin çoğunun 10-14 günde bir doldurulması gerektiği için işçi maliyetleri de yüksektir. Taşınabilir oksijen sisteminin doldurulması pek çok hastaya göre karmaşık ve korkutucu görünmektedir.

    Doldurma esnasında termal yanıklar olabilir ve oksijenin uzun süreli yüksek akış kullanımında ünite dışına çıkma potansiyeli vardır, ki bu da termal yanıklara neden olabilmektedir. Ünite eğik konumdaysa oksijenin dökülme riski vardır. Ayrıca doldurma işlemi ve yüksek akış kullanımı sırasında üniteler donabilmekte ve sonraki işlemleri engelleyebilmektedir.

    OKSİJEN KONSANTRATÖRÜ KULLANIM TALİMATLARI

    • Oksijen Konsantratörünü ve kablosunu sıcak yüzeylerden uzak tutun. Kablosu veya fişi zarar görmüş, zedelenmiş oksijen konsantratörünü kullanmayın. Bakım ve onarım için yetkili servis personeliyle bağlantıya geçin.
    • Oksijen Konsantratörünün hava giriş aralığı havadar bir alana yerleştirilmelidir.
    • Oksijen Konsantratörü, kir ve dumandan arındırılmış bir alana yerleştirilmelidir.
    • Oksijen Konsantratörünün, düşmesi, zarar görmesi, suyla teması halinde bakım ve onarım için yetkili servis personeliyle bağlantıya geçin.
    • Cihazın açık olan bölgelerine, herhangi bir şey düşürmeyin yada yerleştirmeyin.
    • Cihazın hava deliğini kapatmayın, veya cihazı yumuşak yüzeylere ( yatak veya yastık üzerine, cihazın alt hava kapağının kapanabileceği yerlere ) yerleştirmeyin.
    • Cihazın parçalarını battaniye, havlu, yorgan gibi nesnelere sarmayın.
    • Oksijen Konsantratörü cihazınızı evinizde herhangi bir yere koyabilirsiniz. Fakat, çalışırken duvar, yatak, kanepe vb. yerlere en az 25 cm uzaklıkta konumlandırılmalıdır.
    • Oksijen Konsantratörleri 24 saat çalışabilir şekilde üretilse de, 7 – 8 saat sürekli kullanım sonrasında ortalama yarım saat kadar dinlendirmeniz cihazın ömrünü uzatır ve aşırı ısınmalara karşı tedbir sağlar.
    • Oksijen Konsantratör cihazınızı yüksek rakımlı bir yerde kullanacağınız zaman mutlaka üretici firma ile irtibata geçiniz.

    OKSİJEN KONSANTRATÖRÜ BAKIMI NASIL YAPILIR ?

    • Nemlendirici ( Su Kabı )

    Günlük yapılacak işlemler

    • Nemlendiriciden suyu boşaltın.
    • Nemlendirici şişeyi akan suyun altında çalkalayın.
    • Nemlendiriciyi işarete kadar suyla doldurun. ( Kaynatılmış soğutulmuş su kullanmanız öngörülür. )
    • Hava Filtresi ve Oksijen Çıkış Konektörü

    Hava filtresi ve oksijen konektörünün en azından haftada bir kere temizlenmesi gereklidir. Temizleme için şu adımları takip edin :

    • Cihazın arkasında bulunan hava filtresini çıkarın. Oksijen konektörünü çıkarın (kullanılıyorsa).
    • İçine bulaşık deterjanı katılmış sıcak suda yıkayınız.
    • Sıcak sudan geçirerek durulayın ve kurumaya bırakın. Filtre yerine takılmadan tamamen kuru olmalıdır.

    UYARI– Herhangi bir hasara sebep olmamak için cihazı filtresiz veya nemli/ıslak filtre ile çalıştırmayın.

    Cihazın iç kısmında bulunan Hepa Filtre (Yüksek Etkinlikte Partikül Yakalayıcı) Bakımında ise, kullanım ömrü ortam havasının durumuna göre 3 ile 6 ay arasındadır. Hepa filtre siyahlaştığında, yenisi ile değiştirilmelidir. Hepa Filtreler yıkanmaz.

    • Dış Yüzey

    Gerekli olduğunda, cihazın dış yüzeyini yumuşak nemli bir bez veya sünger ile temizleyin, kuru bezle kurulama işlemini yapın.

    OKSİJEN KONSANTRATÖRÜ ARIZALARI

    Arıza durumunda cihazınızı Teknik Servis adresimize göndermeniz gerekecektir. İletişim kısmından adrese ulaşablirsiniz.

    Cihazı gönderirken uyulması gereken kurallar;

    ÜRÜN DAİMA KENDİ KUTUSUNDA KORUYUCU MALZEMELERİ İLE BERABER SEYEHAT ETMELİDİR. ÜRÜN, KENDİ KUTUSU DIŞINDA KOLAYCA ZARAR GÖREBİLİR. NAKLİYE ESNASINDA OLUŞACAK HASARLAR CİHAZI GARANTİ DIŞI BIRAKACAKTIR. NAKLİYE SONRASI KUTUYU VE CİHAZI İNCELEYİN, CİHAZ ÜZERİNDE VEYA KUTU ÜZERİNDE HASAR VAR İSE, NAKLİYEYİ KABUL ETMEYİN. KARGO ŞİRKETİNE VEYA TEDARİKÇİNİZE HABER VERİN.

    DEVİLBİSS OKSİJEN KONSANTRATÖRÜ KULLANIM KLAVUZU İÇİN, TIKLAYINIZ

    S.S.S.

    1. Oksijen Konsantratörünü sürekli kullanmak bağımlılık yapar mı ?

    • Oksijen tedavisi, bağımlılık oluşturabilecek bir tedavi yöntemi değildir.

    2. Oksijen Konsantratörünü gün boyu kullanabilir miyim ?

    • Oksijen Konsantratörü cihazları 24 Saat kullanılabilir şekilde üretilmiş olsa da, cihazınızın 7-8 saatlik çalışması sonucu ortalama yarım saat dinlendirmeniz cihazın ömrünü uzatacaktır.

    3. Elektrik kesintilerinde ne yapmalıyım ?

    • Oksijen Konsantratörleri elektrik ile çalışan cihazlar olduğu için, kesintilerde tedavi devamlılığını sağlayabilme adına Oksijen Tüpü bulundurmanız gerekir.

    4. Uzun süreli elektrik kesintilerinde ne yapmalıyım ?

    • Uzun süreli elektrik kesintilerinde Oksijen Tüpüde yeterli gelmediği zaman alternatif olarak jeneratör almanız gerekmektedir. Benzin dolumunu yaptıktan sonra oksijen konsantratörü cihazınızı daha uzun süreli kullanabilirsiniz.

    5. Oksijen Konsantratörü ortamdaki oksijen seviyesini düşürür mü ?

    • Konsantratörler ortamda bulunan havayı filtre etmesine rağmen ortamda bulunan oksijen seviyesini değiştirmez.

    6. Oksijen Konsantratörünü evde konumlandıracağım yer önemli mi ?

    • Cihazınız çalışırken duvar, yatak, kanepe vb. yerlere en az 25 cm uzaklıkta konumlandırılmalıdır.

    7. Cihazın temizliğini nasıl yapmalıyım ?

    • Gerekli olduğunda, cihazın dış yüzeyini yumuşak nemli bir bez veya sünger ile temizleyin, kuru bezle kurulama işlemini yapın.

    8. Cihazın filtre temizliğini nasıl yapmalıyım ?

    • Cihazın arkasında bulunan hava filtresini deterjanlı sui le yıkayıp, su ile durulayıp kurumaya bırakınız. Filtre tam kurumadan kullanmayınız.

    9. Cihaza ait su kabı temizliğini nasıl yapmalıyım ?

    • Günlük olarak su kabını akan suyun altında çalkalayarak yıkayın, daha sonra su kabındaki işarete kadar kaynatılmış soğutulmuş su ile doldurarak kullanabilirsiniz.

    10. Su Kabı ve Kanül ne sıklıkla değişmelidir ?

    • Kullanıma bağlı olarak değişim göstermektedir. Eğer kireçleme olduysa veya yeterli oksijen alımı olmadığını düşünüyorsanız yenilemeniz gerekmektedir.
  • Nebülizatörler Hakkında

    İlaçların, örneğin; Antibiyotikler, hormonlar, peptidler ve proteinler, gelişmesinde ve ilerlemesinde inhale yolu daha fazla önlem kazanmaktadır.

    Ayrıca akciğerleri bir sistemik ilaç tedavisi yolu gibi kullanmada yükselen bir trend vardır. İnhale edilmiş insülin başarıyla uygulanmıştır ve diabet tedavisinde enjeksiyon yöntemine alternatif bir rutin olmaya varittir.

    Semptomların çabuk atlatımı ve azalan sistemik yan etkilere bağlı pozitif tolerans, oral uygulama yöntemine kıyasla aerosal tedavinin temel avantajıdır.

    İLETİM SİSTEMLERİ

    Üç sistem genellikle aerosal ilaç tedavisinin iletimi için kullanılmaktadır:

    Basınç ölçülü doz inhaler (pMDI’s)- ilaç itici bir gaz içinde ya ertelenmiş ya yok olmuştur ve basınç altında bir kaba doldurulmuştur. Ölçülmüş hacimde bir sıvıyı serbest bırakmak, ilacı inhalasyona uygun kuru aerosol partikül formunda bırakarak itici gazın yayılmasına ve hızla buharlaşmasına sebep olur.

    Kuru toz inhaler (DPI’s)- Akciğerlere inhalasyon için küçük toz partiküller yayar. Hastaların inhalasyon akışı tarafından oluşturulan kemse kuvvetleri, çoğunlukla taşıyıcı parçalara yapışan ilaç partiküllerini ayırmada kullanılır.

    Nebülizör- 2 tip medikal nebülizör vardır: İlaçları yüksek frekans ses dalgalarından aerosolize için gereken enerjiyi üreten jet ( kompresörlü ) nebülizör ve ultrasonik nebülizör.

    Aerosolize edilen ilacın akciğerlerde çökelmesi farklı faktörler tarafından belirlenmektedir. Hastayla ilişkili ve ilaç/cihazla ilişkili. Hastanın kişisel akciğer anatomisi ve nefes manevraları, ilaç çökelmesi üzerindeki en temel etkendir. İlaç formülasyonunun etkileşimi kadar cihazın dizaynı ve kalitesininde önemli bir rolü vardır. Kesin parametreler partikül boyutları, iletim verimliliği ve iletim hızını içermektedir. Bir inhalasyon sistemi akciğerlere uyumlu bir aprtikül – boyut dağıtım yapmak zorundadır. Bu boyut aralığındaki partiküller öncelikle çevresel akciğer bölgelerindeki, bronkolit ve alveolitiste çökelmeyle biriktirecektir. Çökelme, aerosolün tedavi edici kullanımında birikimin temel mekanizmasıdır.

    Jet Nebülizer

    Jet nebülizerde gaz, yüksek basınç sisteminden Venturi olarak bilinen çok dar bir deliğin içinden geçmektedir. Venturide basınç düşmekte ve gaz hızı önde huni şekli oluşturarak fazlaca artmaktadır. Bu yüksek hızda dar bir sıvı besleme tüpünün sonundan ya da konsantrik besleme sisteminden bu noktada negatif bir basınç yaratarak geçmektedir. Basınçtaki bu düşüşün sonucunda sıvı, Bernoulli etkisiyle emilmekte ve ince bağların içine süzülmektedir. Daha sonra bağlar yüzeydeki gerilimin etkisiyle zerrelere çökmektedir. Bu birincil doğuş (atomizasyon) tipik olarak 15–500 µm çapında partiküller üretmektedir. Küçük partiküller solunabilirken veya yeniden nebülize için hazneye dönerek iç duvarlara inebilirken, büyük partiküller sedlere etki etmektedir.

    Sed tasarımının partiküllerin boyutu üzerinde kritik bir etkisi bulunmaktadır..

    Konsantrik sıvı beslemeler, tekrarlanan nebulizasyonla biriken tıkanıklığı arta kalan ilaçla minimize etmektedir. Düzgün yapılmış bir plaka, uygulama sırasında hazneden sıvı akışı sürerken bazı nebülizerlerin yan yatmasına olanak vermektedir.

    Farklı jet nebulizerler hava memesinin ve kılcal boru ağızlarının tasarımları, bunların birbirleriyle geometrik ilişkileri ve iç sedlerin belirlediği farklı ürün özelliklerine sahiptir. Mevcut bir tasarım için ürünün temel belirteci, süren gaz akışıdır.

    Kompresörler

    Ancak, nebülize haznelerinin akıma karşı bir dirençleri vardır ve bir nebülizer haznesini bir kompresöre bağlamak akımı epeyce yavaşlatacaktır. Kompresörler arasında sağlıklı kıyaslamalar yapabilmek için, akım eklenen nebülizerle ölçümlenmeli ve nebülizerin çıkış noktasında ölçülmelidir. Bu dinamik akış’tır ve zerrelerin boyutlarını ve nebülize sürelerini belirlemede hassastır. Ne yazıkki bazı üreticiler çoğu zaman yalnızca kompresörün maksimum statik basıncına ve maksimum akımına dikkat çekmektedir- yani nebülizer haznesi olmaksızın. Bu değerler dinamik akışın yaklaşık iki katı olabileceği için kompresörün kapasitesi ile ilgili yanlış bir izlenim vermektedir.

    Ultrasonik Nebülizerler

    Ultrasonik nebülizer aerosol partikülleri üretmek için hızlı titreşimli piezoelektrik kristal kullanmaktadır. Kristalden gelen ultrasonik titreşimler, sabit dalgaların oluştuğu ilaç çözeltisinin yüzeyine geçmektedir. Zerreler bu dalgaların üzerinden aşıp aerosol gibi serbest kalmaktadır. Oluşan zerrelerin boyutları, akustik frekans gücünün üçte ikisiyle ters orantılıdır.

    Ultrasonik nebülizerin daha yeni bir tasarımı piezoelektrik kristal titreşimini, dolaylı yoldan aerosol oluşturmak için kullanmaktadır. Kristaller besleme tüpünün etrafında, sıvıyı seramik göz (boyutu 4,6 µm) ile sıkıştıran peristaltik pompaya dönüştürerek, aerosol üreterek titreşmektedir.

    Jet ve Ultrasonik Nebülizerlerin Karşılaştırması

    Jet nebülizerler dünya çapında açık farkla en çok kullanılan nebülizer tipidir. Tasarımındaki avantajları verimliliklerini geliştirmiştir, böylelikle ultrasonik nebülizerlerde görülen yüksek hacimli çıktı ve kısa nebulizasyon süreleri artık önemli ayırıcı faktörler değildir. Mevcut ultrasonik nebülizerler, ilaç süspansiyonlarını verimli şekilde nebülize ediyor gibi görünmemektedir; ve yeni modeller üretilene kadar bu görevden kaçınmalıdırlar. Karmaşık molekülleri parçaladıkları iddiası tartışmalıdır. Ultrasonik nebülizerler genelde daha küçük ve sessizdirler ve bazı hastalar rutin bronkodilatör tedavisinde onları tercih edebilmektedir.